YARASALAR

Yarasalar. Yaşadığımız pandemi sürecinde adından çokça bahsedilen ve bu süreçte hakkında yalan yanlış birçok bilgiyle karşılaştığımız memeli hayvanlar. Bu haftaki yazımızda Antarktika dışındaki tüm kıtalarda yaşayabilen bu hayvanlar hakkında bilgiler vereceğiz. Hazırsanız hemen ilk bilgimizle başlayalım!

İlk olarak ölümcül hastalıkların neden hep yarasalardan kaynaklandığına bir bakalım. eLife dergisindeki bir araştırmaya göre; yarasaların sahip olduğu güçlü bağışıklık sistemi, istilacı virüsleri engeller ve onları diğer konakçılara göre daha hızlı adapte olmaya yönlendirir. Bu durum, diğer beraberinde diğer canlılarda bulunanlardan çok daha ölümcül virüslerin üretimini beraberinde getirir. Bu ölümcül virüslerden birisi bizlere bulaştığında, bağışıklık sistemimiz yarasalarınki kadar güçlü olmadığından dolayı, sonuç genellikle endişe verici olur.

Yarasalar, kendi vücut yüzey alanının yaklaşık %95’ini oluşturan zarla kaplı kanatlara sahiptirler. Onların doğal olarak uçabilmesini sağlayan bu kanatlar vücut ısısının, kan basıncının, su dengesinin düzenlenmesinde ve gaz alışverişinde de görev alır.

Bu hayvanların çiftçilere çok yararı oluyor. Çok fazla böcek yiyen yarasalar, çiftçilerin daha az böcek ilacı kullanmasına ve bu ilaç masrafından tasarruf etmelerine olanak tanır.

Yarasalar birçok farklı yerde konaklayabilirler. Ağaç kavuklarında, büyük yaprakların altında, mağaralarda, kayalıklarda ve daha birçok yerde konaklayabilirler.

Genel olarak burunları daha uzun, göz çukurları daha büyük ve kulakları daha küçük olan yarasalar, bu şekilde köpeğe benzer bir görünüşe sahip oldukları için “uçan tilkiler” olarak da anılırlar.

Yarasaların uçabildiğini söylemiştik. Peki uçmalarının yanı sıra yüzebildiklerini de biliyor muydunuz? Evet, yüzebiliyorlar ama her zaman değil. Gerek gördükleri taktirde, stresli anlarda yüzebiliyorlar. İşte bu da kanıtı 🙂

Son olarak yarasaların karanlıkta nasıl yön ve yiyecek bulabildiklerini açıklayıp yazımızı sonlandırmak istiyorum. Yarasalar ekolokasyonu kullanarak (Nesnelerin uzayda yerini belirlemek için ses dalgalarının ve ekoların kullanılmasına ekolokasyon denir.) karanlıkta yön ve yiyecek bulabilir. Bu özellikleri sayesinde ince bir saç telini dahi tespit edebilirler.

tkz

Kaynakça: Earth Touch NEW NETWORK, Ask A Biologist, Onedio, Evrim Ağacı, Wikipedia

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir