KİRPİ İKİLEMİ

Hayatınızda bir kere bile ”Ne senle oluyor, ne sensiz.” cümlesini kurmuşsanız, size çok anlamlı gelecek bir psikolojik kavramdan bahsedeceğim. Yazıya beğendiğim bir hikaye ile başlamak istiyorum.

Soğuk bir kış sabahı çok sayıda kirpi, donmamak için birbirine bir hayli yaklaştı.

Az sonra, oklarının farkına vardılar ve ayrıldılar. Üşüyünce, birbirlerine tekrar yaklaştılar. Oklar rahatsız edince yine uzaklaştılar. Soğuktan donmakla, batan okların acısı arasında gidip gelerek yaşadıkları ikilemi, aralarındaki uzaklık, her iki acıya da tahammül edebilecekleri bir noktaya ulaşıncaya kadar sürdü.

İnsanları bir araya getiren, iç dünyanın boşluğu ve tekdüzeliğidir. Ters gelen özellikler ve tahammül edemedikleri hatalar onları birbirinden uzaklaştırır. Sonunda, bir arada var olabilecekleri, nezaket ve görgünün belirlediği ortak noktada buluşurlar. Bu noktada, çevrenin sıcaklığını hissetme arzusu kısmen karşılanır ama, buna karşılık okların acısı hissedilmez. Kendi iç sıcaklığı çok yüksek olanlar ise ne sıkıntı vermek, ne de sıkıntı çekmek için, topluluklardan uzak durmayı tercih ederler.

İkileme göre ne kadar iyi niyetli olursanız olun biriyle fazla yakınlaşır, fazla içli dışlı olur, fazla samimiyet kurarsanız, istemeden de olsa o kişiyle çatışmaya ve birbirinize zarar vermeye başlarsınız. Oysaki asla geçmemeniz gereken bir çizgi vardır ve o çizgiyi geçmeniz, ilişkinin hasar almasına ve temellerinde yavaş yavaş çatlaklar oluşmasına neden olur.

Kirpi ikilemi bu nedenle, insanların sadece aşk hayatlarında değil; tüm ilişki türlerinde arada yeteri kadar mesafe bırakmaları gerektiğini, kişisel alana saygı gösterilmesinin önemini savunur. Bunun yanı sıra insanlarla aradaki mesafeyi çok açmanın da donmaya, yani yalnızlığa neden olacağını söyler.

Yazar: Maestro

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir