HM VAKASI

Birisinin gölgesi altında olan bilgiye ulaşmak kolayken açıkta olan bilgi için güneşe çıkmak zordur. Çünkü bu yol çeşitli hatalar yapmaya oldukça müsaittir. Size şimdi tıp dünyasında bilinmeyen bilgi için güneşe çıkılan
yolda yapılan büyük bir hatadan bahsedeceğim: HM vakası. 


Henry Molaison bir taşıyıcı epilepsi hastasıdır. Çocukken yaptığı bisiklet kazası sonucunda kendini göstermeye başlayan hastalık, 16 yaşında iken ciddi sorunlara sebep olur. On bir yılın sonunda artık tedaviye cevap vermeyen Molaison için yeni bir çözüm aranmaya başlar. Yapılan araştırmalar sonucu Molaison’un doktoru, beynindeki epilepsinin tahrip ettiği bölgeyi almaya karar verir. O dönemde sahip olunan bilgiye göre bu işlem bir sorun teşkil etmeyecektir. Çünkü onlar için beyin bir bütündür ve alınan bir parça, beynin işlevini bozmayacaktır. Verilen karar sonucu yapılan ameliyat başarı ile sonuçlanır. Epilepsinin oluşturduğu bütün hasar ortadan kaldırılmıştır. Kendine gelen Molaison da operasyondan memnundur. Ertesi güne kadar her şey normal gözükürken doktorların kafalarını karıştıracak bir durum ortaya çıkar. Molaison bir önceki günü hatırlamıyordur. Durumu anlamlandıramayan doktorlar  Molaison’u izlemeye alırlar. Onun ameliyata kadar her şeyi hatırladığını fakat ameliyattan sonraki yaşadığı hiçbir şeyi hatırlamadığını fark ederler. Aylar geçse de her gün ameliyattan yeni çıkmış gibi uyanıyordur. Hesaplanmamış bu durum kafalarda bir soru işareti bırakır: “Acaba beyin ile ilgili sahip olunan bilgiler eksik mi?” Bu sorunun cevabını bulmak için araştırmacılara yolu Molaison gösterir. Her gün sanki ilk defa tanışıyorlarmış gibi kendilerini tanıtıp bulunduğu durum hakkında bilgi almaya çalışırlar. Hem Molaison ile yaptıkları röportajlar hem de teknolojinin gelişmesiyle büyük bir ilerleme katederler. Elde edilen verilere göre doktorların aldıkları parça “hipokampüs” denilen, günlük hafızayı oluşturan bölgedir. Bu özelleşmiş sinir ağı anlık yaşadığımız şeyleri kaydedip anıya dönüştürür. Bu yetilerin kaybolması ile oluşan amnezi hastalığının bir örneğidir Molaison. Yetmiş  yaşına bile gelse kendini hala yirmi yedi yaşında zanneden Molaison’un hayatı ızdırap ile geçer. Yaşlanmış bedenini tanımıyor, sevdiklerinin ölüm haberlerini defalarca duysa bile ilk acısını yaşıyordur. Yapılan büyük hata sonucu seksen iki yıllık ömrünün büyük bir kısmını sinir krizleri ile geçirse de tıp dünyasının gelişmesinde etkisi büyüktür ve hala gelişmesine yardım etmektedir.

Kaynak: Onedio, KreatifBiri, Psikoloji Birimi

Yazar: Vaveyla

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir