HAYAT

Düşmek mi güzel yoksa durmak mı, bilemedim… Hakikatimizdeki kişiye dönüşmek için olaylar yaşıyor, kişilerle tanışıyoruz. Zaman dilimlerinden çok hayatımızın dönemleri var. Hangi dönemde neyi öğrenmeye ihtiyacımız varsa o kişiler karşımıza çıkıyor. Bu kişilerle yaşadığımız olaylar sonrasında hepimiz ilerlemeye çalışıyoruz. Ancak çoğunlukla olmuyor. Olmamaktan da öte sürekli düşüyoruz. İki adım ileriye adım atsak üç adım geriye gittiğimiz zamanlar oluyor. Eee böyle olunca hiç çaba göstermeyip olduğumuz yerde durmak daha avantajlı duruyor. Ben de hayatımın bir döneminde bunu düşündüm. Sürekli yürümekten yorulmuş bir çocuktum. Geldiğim noktadan ileriye yürüdükçe geriye gidiyordum. Anlamak için durmalıydım. Durdum da. Öylece durdum. Ancak sonradan anladım ki biz düşmekten zevk alan çocuklarız. Durmak bizim tabiatımıza aykırı. Düşüp kalkacağız, sonra yine düşüp tekrar kalkacağız, sonra yine düşeceğiz… Zaman zaman geriye gittiğimizi düşünebiliriz. Uzun zaman diliminde baktığımızda aslında ilerlediğimizi, hayattaki en büyük öğretinin ilerlemekten öte düşmenin verdiği zevki öğreneceğiz. Evet, düşmek de güzel… Asıl çirkin olan hep aynı kuyuya düşmek. Güzel olan farklı kuyulara düşmek.

Yazar : Maestro

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir