ÇİFT DİL VE BEYİN

Tamamen farklı bir konu hakkında araştırma yaparken tesadüfen birden fazla dil bilen insanların beyin fonksiyonlarının nasıl çalıştığı hakkında bir TED konuşmasına denk geldim. Ben çift dil ile büyüdüğüm için beynimin tek dil konuşan insanalara nazaran ne gibi farklılıkları olduğunu oldukça merak ettim. Tabii ki size TED konuşmasının linkini yazacağım fakat ondan önce yaptığım ve bulduğum birkaç araştırmaya göz atalım.

Birden fazla dille büyüyen çocukların zihinsel esnekliğinin ve soyut düşünce becerilerinin arttığını; öğrenme ve problem çözme becerileri için kritik nitelikte olan çalışma belleğinin güçlendiğini ve böylelikle okuma ve matematik gibi alanlarda daha başarılı olduklarını; karmaşık düşünme görevlerinde daha iyi performans sergilediklerini; ve yaratıcılıklarının daha gelişmiş olduğunu gösteriyor. Yani, iki dilli yetişmenin faydaları, dille birebir ilgisi olmayan alanları da kapsıyor.


Edinburgh Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre;

  • Vasküler bunama,
  • Alzheimer hastalığı,
  • Frontotemporal (beynin ön kısmının temporal, yani alt kısımla birleştiği bölge)
  • Bunama gibi hastalıkların iki veya daha fazla dil konuşanlarda daha geç başladığı belirlendi.

Uzmanlar araştırmalarına en az bir yabancı dil bilen kişileri davet etmiştir. Gönüllüler yarım yüzyıldan fazla bir arayla, 11 ve 70 yaşlarında olmak üzere iki kez test edilmişlerdir. Araştırmada çift dilli bireylerin tek dilli akranlarından daha iyi zihinsel performans sergilediği görülmüştür.

Bu, bugüne kadar birden fazla dil konuşmanın bunamaya etkisiyle ilgili yapılmış en geniş kapsamlı araştırma olmuştur.

Araştırmacılara göre farklı diller kapsamında farklı sesler, sözcükler, kavramlar, dilbilgisi yapıları kullanmak doğal bir beyin eğitimi anlamına geliyor.

Ayrıca Thomas Bak’a göre, çift dilliliğin bunama üzerine mevcut tüm ilaçlardan daha fazla etkili olabileceğini gösterdiğini belirtti.

Bunlar arasından en iyi sonuçlar ise ikinci dili çocukluktan itibaren (18’den önce) öğrenmeye başlayan kişilerden alınmıştır. Ancak yabancı bir dili 18 yaşından sonra öğrenmeye başlayanlar da ise;

  • gelişmiş okuma ve anlama becerileri,
  • konuşma akışkanlığı
  • daha yüksek genel zeka seviyesi sergilemişlerdir.

Yaşlı bireyler yabancı dil öğrenmeden, Alzheimer ve yaşlılık psikozu gibi hastalıkların önleyici tedbirleri olarak açıkça fayda sağlayabilir. Birey yeni kelimeler öğrenerek ve yeni bir dilde ifadeler oluşturmaya çalışarak beynini daha yoğun olarak çalıştırır ve yaşlanmaya karşı korumuş olur. Aynı zamanda da hafıza gelişime katkı sağlar.

Bu kadar çok faydası varken çift dil bilmenin, benim için en büyük faydası dünyanın farklı yerlerindeki insanlarla iletişim kurmak oldu. Onlar beni kendi dünyalarının zenginliklerine ben ise onları kendi dünyama kattım. Buna en çok yardımcı olan dil ise Tatlı dil oldu. Birbirimizi kırmadan, anlamaya çalışarak, barış içinde bir dünya diliyorum…

Yazar:Kübra

TED konuşması: https://www.ted.com/talks/mia_nacamulli_the_benefits_of_a_bilingual_brain/transcript?language=tr

Share

You may also like

2 Responses

  1. Duygu Çelik dedi ki:

    Hep bir kaç dil öğrenmek.istemistim bir türlü ogrenemedim ama bu yyazi beni baya bir hırslandirdi😊Emeğinize sağlık 👏🏻👏🏻👏🏻

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir