BENCİLLİĞİN ERDEMİ

Herkes kendi serüveninde deneyimlediği şeyler doğrultusunda kendinin en iyi versiyonunu yaratmaya çalışır. Burada bizi birbirimizden ayıran şey ise sahip olduğumuz motivasyon kaynaklarıdır. Kimininki özendiği birisine benzeme tutkusu, kimininki kendine yeni şeyler katmanın verdiği haz… Ama bu çaba içerisinde ortak olarak kabul ettiğimiz genel kavramlar, kaçındığımız davranışlar vardır. Kıskançlık, bencillik, kibir gibi kavramları bu davranışlara örnek verecek olursak hepimiz katılırız değil mi? Fakat ben bu saydığımız özelliklerden birine şiddetle karşı çıkacak, hatta hayatını buna adamış birini tanıyorum:

AYN RAND

Kendi oluşturduğu objektivizm felsefesini savunan filozof, bencillik kelimesine büyük bir anlam yükleyerek erdemlilik olduğunu savunur. Aslında hepimiz bencilliğin olumsuz bir kavram olduğunu düşünsek de konuya Ayn Rand’ın baktığı açıdan bakınca savunduğu şeyde haksız olmadığını söyleyebiliriz. Karşılıksız yaptığımızı sandığımız iyiliklerin temelinde bile bir çıkarımız bulunur. Mutlu olmayacağımız bir şeyi yapmayız. Yapsak bile çıkış noktamız “Neyse sorun çıkmasın, başım ağarmasın.” şeklinde olur. Ayn Rand bu durumu yumuşatmadan çarpıcı bir şekilde “Bir insan kişisel çıkarını maksimize eder/etmelidir.” sözleri ile ifade eder.

 “Zenginler, fakirleri sömürür.”   

Karl Marx

“Fakirler, zenginleri sömürür.”

Ayn Rand

Ayn Rand “zenginlik” ve “fakirlik” kelimelerine de farklı anlamlar yükleyerek zenginleri “yetenekli ve mucit/dahi”, fakirleri ise “yeteneği olmayan” kişiler olarak tasvir eder. Ona göre fakir kesim, kıskançlığıyla zenginleri aşağıya çekmeye çalışır. Fakat olması gereken yeteneksizlerin zenginlere yetişmesidir, zenginlerin onların seviyesine düşmesi değil. Bu nedenle tarihte yerlerini alarak zenginliği elde etmiş ve bizlere ilham olan isimler Ayn Rand’a göre gerçek bencillerdir.

Ayn Rand objektivizm felsefesinin önderliğini yapmış olsa da kendi görüşü içerisinde zamanla boğulur. Hayatının ilerleyen dönemlerinde bencilliğini kontrol edemez hale gelir ve psikolojik desteğe ihtiyaç duyar. Çünkü fakirlerin ya da zenginlerin değil, kendi elleri ile büyüttüğü egosu tarafından sömürülür.

Peki bencillik konusunda bu kadar iddialı birisi bile onu kontrol edemez ise ne yapmalı?

Bencillik doyumsuzdur. Sen ne kadar beslersen o kadar ister. Kırılma noktasına geldiğinde ise verdiklerin onun için yeterli olmamaya başlar. Barındığı yere sığamadığı için yeni bünyelere ihtiyaç duyar.  Bu durumda senin yeni “benler” oluşturman gerekir. Bencilliğin ile elde ettiğin birikimleri başka insanlara aktarmalısın ki barınabilsin. Fakat yine bencilliğinden dolayı bunu yapmak istemez, paylaşamazsın. Bu nedenle sahip olduğun egonun seviyesini belirlemeli, gerektiğinde ondan vazgeçebilmelisin.

Ayn Rand’ın yaşadığı şey de tam olarak budur. Bencilliğini kullanarak zenginleşir. Fakat hız kesmeden büyüyen egosuna yetişemez. Ne onunla kalabilir ne de onu paylaşabilir. Ve egosu tarafından ezilmeye mahkûm kalır.

Kaynakça: KreatifBiri, Arthis, Vikipedi, Serdarrah

Yazar: Vaveyla

Share

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir