BAYKUŞLAR

Tam sessizlikte düşen bir iğnenin sesini duyabilecek bir kulağa, uçuşu esnasında “pırpır” sesini dahi duyamayacağımız kanatlara ve 270 derece dönebilen boyuna sahip olan, tüm bu özelliklerinden ziyade gözleri hakkındaki özelliğini öğrendiğimde onlara neden bu kadar hayran olduğum sorusuna bir kez daha cevap bulduğum bir hayvandan, baykuşlardan bahsedeceğim sizlere.

Kızılderili kültüründe bilgeliği temsil eden baykuşların bilinen 123  türü vardır. Bir kısmının kanat açıklığı bir insan boyuna ulaşabilen bu kuşların serçe kadar küçük boylarda olanları da vardır. Bu hayvanların işitme ve görme kabiliyetleri son derece hassastır. Avlarının yerini zifiri karanlıkta bile işitme duyularıyla tespit ederek onları yakalayabilirler. Gözleriyle biz insanların sadece bir ışık parıltısı olarak gördüğü cismi bütün detayları ile görebilirler. Ayrıca o gözlerle diğer kuşların göremediği renk olan mavi rengi görebilirler. Baykuşların gözlerinin sahip olduğu bu özellikler, yukarıda da belirttiğim gibi onlara neden bu kadar hayran olduğum sorusuna bir kez daha cevap bulmamı sağladı ve beni birtakım düşüncelerin içine attı: Bakmakla görmenin arasında bir hayli fark vardır. Biz sadece bakarken onlar baktığı şeyi görebiliyorlar. Bazı durumlarda bizler sadece bakıyoruz. Çoğumuz böyleyiz. Üstelik baktığımız şeyin ne olduğunu tam olarak bilmeden onun hakkında doğru ya da yanlış kesin yargılara varıyoruz. Vardığımız bu yargılar, zamanla çevremizdekilerin de yargısı haline geliyor ya da en azından etkiliyor onları. Bu durum böyle olunca; insan, sayıları bir hayli az olsa da baktıkları zaman görebilenlerden olmak istiyor.

Yazımı yine bir dilekle bitirmek istiyorum: Baktığı zaman görebilenlerden olmak dileğiyle…

Sağlıcakla kalın.

tkz

KaynakWikipedia, kuslar.gen.tr

Share

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir